Havuzda Gümüş Bakır İyonizasyon Sistemi Riskleri

Kırmızımsı bir metal olan bakır, doğal ortamda, kayalarda, toprakta, suda ve havada bulunur.  Kolayca şekil alabilmesi ve bükülebilmesi nedeniyle bozuk paraların, elektrik tellerinin ve su borularının yapımında kullanılmaktadır.

Bakır ayrıca tarımda fungusit (bakteri ve mantar öldürücü) olarak, göllerde ve depolarda algisit (alglerin gelişmesini önlemek için) olarak kullanılmaktadır.
Bakır ayrıca doğada bitkilerde ve hayvanların vücudunda bulunur.

Hayvan ve insanda özellikle karaciğerde depolanır (1.5 gram kadar). Tarımda çok fazla miktarda kullanılırsa bitkilerin büyümesini engeller, bunu demirin yerine geçerek yapar.

Bilinen tüm canlılar için esansiyel (olmazsa olmaz) bir elementtir. Ancak çok yüksek dozda uzun süre veya bir defada alındığında sağlık açısından zararlı olur.
Bakır doğada cevher olarak bulunur ve genelde diğer elementlerle birliktedir.

Havada veya suda bulunan bakır veya bakır bileşikleri, daima toz parçacıklarına bağlı bulunur; dolayısı ile solunum yollarında veya sindirim sisteminde kolayca tutulurlar. Suda bulunduklarında ise flokuantlar ile birlikte filtrasyon işlemiyle kolayca sudan uzaklaştırılabilirler.

Toz veya zerreciklere bağlı olmayan bakır ise suda çözünmeyen formdur ve asıl olarak sağlığı etkileyen bakır budur.
Genel olarak doğada bulunan sulardaki bakır miktarı litrede 4 mikrogramı (4 ug/1) geçmez. Ancak bazı sularda daha yüksek oranlarda saptandığı da olmuştur.
Suda Maksimum Bakır Seviyesi : 1.3 ppm in üzerinde olmamalıdır.
Bu nedenle genel olarak kabul gören yaklaşım şebekeye verilen sudaki bakır düzeyinin 1.3 ppm in üzerine çıkmamasıdır.

Sağlıklı bir yaşam için her gün bakır almak gerekir. Normalde yetişkin bir insan günde 1.000 mikro gram bakır alabilir.

İçtiğimiz sularla günde yaklaşık 150 mikro gram bakır alırız. Bir kerede yüksek dozda bakır alınması durumunda; bulantı, ishal, mide krampları ve kusma meydana gelir. Alınan miktara bağlı olarak bu şikayetlerin derecesi de artar.
Bir yaşın altındaki bebekler bakıra daha duyarlıdırlar. 14 günden daha uzun süre yüksek dozda bakıra maruz kalmak, yeni doğanlarda böbrek ve karaciğer hasarına neden olabilmektedir.
Ancak kısa süreli de olsa yukarıda belirtilen miktarın üzerinde alındığında çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkabilmektedir.

Bunlar : mide ve bağırsaklarda rahatsızlık hissi, karaciğer ve böbrek hasarı, anemi (kansızlık). Wilson hastalığı olan kişiler ve karaciğer rahatsızlığı olanlar 1.3 ppm den daha düşük seviyelerdeki bakıra da duyarlıdırlar.
Bakır suya dayanıklı olarak bilinmekle birlikte her çeşit su az bir miktar, asidik özellikte olan sular ise bakırı çok iyi çözerler.
Havuz suyuna bakır, alınan taze su, göz taşı (bakırsülfat), bazı marka yosun önleyicilerin içinde veya bakır-gümüş iyonizasyon cihazı ile girer.  

Sağlık bakanlığı yayınladığı genelgede havuz suyundaki bakır miktarının ölçülmesini istemekte ve maksimum 1,0 mg/L bakır bulunmasına izin vermektedir.

Havuz suyundaki bakır seviyesi 1,0 mg/L den fazla ise, taze su ekleyerek bakır konsantrasyonunu düşürmek gereklidir.

İyonizasyon sistemi satan firmaların verdikleri basit kitlerin çoğu “bakır” miktarını ölçmemektedir. “İyonizasyon miktarı” diye bir değer ölçmektedirler. Bunun bir karşılığı yoktur. Lütfen bakır ölçümü için sudan bir örneğini kendiniz alarak en yakın laboratuara yaptırınız.

Buraya kadar sıkılmadıysanız, bir de TSE standartlarını inceleyin. Buna göre iyonizasyon sistemine hiçbiryerde yer verilmemiştir. TSEStandartları 2007 – TS 11899

Bundan da tatmin olmadıysanız UHE (Ulusal Havuz Enstitüsü) Operatör El Kitabı’nda ilgili sayfada 5. maddeye bir göz atmanızı tavsiye ederiz.

UHE İyonizasyon